KURAN’DAKİ GERÇEK İSLAM’A HOŞ GELDİNİZ!
Bu Başlık, aynı zamanda, “Yaşadığımız İslam, Gerçek İslam’dan Farklıdır” anlamına geliyor…
Bunun farkındayız. Hatta “Sadece Farklı değil, [Çok Farklı] olduğu” İddiasındayız. Ve bu iddiamızın, yazılarımızda, açıkça ve yeterli örnekleri ile ortaya konulduğu kanısındayız.
Burada şu kadarını ifade edelim; “Uydurma Hadisler”; herhangi bir nedenle “Tahrif edilmemiş” olanların kat-kat üzerindedir. Hadisler; görünürde, Kuran’dan sonra, tatbikatta “En önde gelen” Hüküm Kaynağıdır. Uydurma bir ifadeye dayanan Hükmün, “Doğuştan Sakat olacağı” Aklın, Mantığın gereğidir. Ve bu Hükümlerin “İslam’ın kendisi” olarak kabul edilmesinin, İslam’ı ne hale sokacağını düşünmek zor değildir.
KURAN'I DOĞRU ANLAMAK…
İslam'da; 'Yaradan'a muhatap / sorumlu bir kul' olabilmek için, olmazsa olmaz ön koşul, akıl sahibi olmaktır. O halde, İslam'ın kapısından girebilmek için; Kuran'ın, her şeyin üstünde değer verdiği aklı, listenin ilk sırasına koymak zorundayız. Bu kapıdan girdikten sonra, atılacak ilk adım, Allah'a inanmaktır. Müslüman olduğunu düşünen her kişi 'Allah'a inandığı' kanısındadır. Ancak, kafalardaki bu Yaradan inancı nasıl bir inançtır? Kişi bunun sorgulamasını yapabiliyor mu? Yoksa "atalarımızdan böyle gördük" kolaycılığına mı kaçıyoruz? Öz eleştiri: Kafamızdaki Yaradan inancı; objektif aklın kabul edebileceği ve Kuran'daki Allah tanımına uyan bir Yaradan inancı mıdır? Bunun sorgulamasını yapabilmeliyiz.
ANA DİLDE İBADET
Toplumun çok büyük bir kesimi; İbadetlerde, hatta normal yaşamda; "Sure, Ayet ve Dualar Arapça okunmalıdır" düşüncesi ile şartlandırılmıştır. Cesaret edebilenler, ancak "Arapçadan başka bir dille ibadet yapılabilir mi?" sorusu üzerinde düşünebilmektedirler. Aslında, Cevabı aranması gereken Soru, "Anlamadığın bir dille ibadet yapılabilir mi?" sorusu olmalıdır. Bu Gerçek, İslam'ın ilk asırlarında görülebilseydi ve Toplumun bu en doğal hakkı elinden alınmasaydı, İslam Toplumları, bu günkü düzeylerinin çok daha yukarılarında olacaklardı iddiasındayız.
İyi derecede Arapça bilmeyenlerin, konu üzerinde düşünmeleri "İmanlarının Gereğidir" kanısındayız.
KURAN'da NAMAZ...
Salat’ın Esas anlamı, “İleri düzeyde bir Toplum yaşamı için; Bireylerin Maddi Manevi katkılarını içten duygularla yapmalarıdır. Namaz ise Salat’ın “Dua / Yakarış” Boyutudur. İslam Toplumlarında, Salat Gerçek Anlamından soyutlanarak “Şekilsel Namaza” İndirgenmiştir. Namaz’da “Anlamadığın bir Dille, Ezbere okunarak yapılmaya” mahkum edildiği için, “Bir Dua / Yakarış olma” ruhunu da kaybetmiştir.
Gerçekte, Salat, Toplum Hayatının “Geri Vitesi olmayan Yaşam Motoru” olabilecekken, “Namaz” adı ile uygulanan şekli ile “Uyutma İlacı” haline getirilmiştir. Bunların açıklamaları yazımızda görülecektir kanısındayız.
HADİS KONUSU ve UYDURMALAR
Hadisler Konusu; "Kurandaki Gerçek İslam'dan" sapışın ana malzemesi olarak kullanılmıştır. Akla / Mantığa / Kuran'a ve diğer Hadislere taban tabana zıt "Hadis Etiketli" Uydurmalar vardır. Bu uydurmalar, Peygaberimizin sözleri olarak, "İslam adına konulan Hükümlere" kaynaklık etmektedir. Bunlardan çoğunu "Peygaberimizin Sözü" olarak kabul etmek, Allah'ın Elçisine saygı değil hakaret olmaktadır. Bu durum, "İslam'ın Çıkar için Kullanılması" için, En Değerli Malzeme olduğundan, "İslam'ın Arındırılması" sanılandan çok daha zordur.
KADIN, ÖRTÜNME ve BAŞÖRTÜSÜ...
Başörtüsü konusunun, Vitrinlenen Gösterilen etiketi, Kadının Giyim Tercihi / Yaşam Hürriyeti' dir. Aslında bu, Yaşanan İslam’ın Kadına Bakışında, Aysbergin Görülen kısmıdır. Kızlarımızın asıl görmesi gereken, Aysbergin altı / Görülmeyen kısmıdır. İslam'ı Çıkarları için kullananlar açısından önemli olan, Kızlarımızın Başların üstündeki örtülerden çok, beyinlerine yerleştirdikleri "Başörtüsü Allah'ın Emridir" İnancıdır. Bu "İnanç" sayesinde, kızlarımızı "Piyon olarak" kullanabiliyorlar. Onlara, İnançları ile oynadıkları bu kötülüğü, Onların desteği ile yapıyorlar.
Konunun, Görülmeyen / Saklanan bu kısmını, görmeye / göstermeye çalışacağız.
EVET, KURAN ARAPÇADIR... NEDEN?
2022.01.19: Yeniden gözden geçirilmiş ve eklemeler yapılmıştır.
Tıkanma noktasına gelen İslam tebliğinin yolunu açacak gelişmelerin başında, Anadilde ibadet hakkının verilmesi geliyor" (Mısırlı Müfessir A. Mustafa el-Meraği)
Hayır! Verilmesi değil; elinden alınan / gasp edilen hakkının iadesi gerekiyor.
*** Biz onu, anlayasınız diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik. (Yusuf.2)
Tek başına bu Ayet, Toplumların Kitabını ana dili ile okuması ve Dinini ana dili ile yaşması için yeterlidir. Bu gerçek; sadece Kuran’a bakılarak, detaylı olarak görülebilir. Bu yazı ile bunu “Anlatabileceğimiz” kanısındayız. Birlikte görmeye çalışalım.
- KURANIN AÇIKLAMALI ANLAMI
*** .... Kur'an'ı ağır ağır, düşüne düşüne oku! (Müzzemmil.4)
Ana dilinle okumanın ve İyi Anlamanın Anahtarı…
En başta açıkça söyleyelim; Bu Başlık altında Yazılacaklar; Kuran Çevirisi ya da Meali Değildir.
Kuran’ın, Kuran’a dayanarak Açıklanan Anlamı, olacaktır. Bu konudaki Düşüncelerim ve Uyulacak Prensipler aşağıda açıklanmıştır.
Yazılarımın çoğunda tekrarladığım bir gerçek: [..Kuran’ın, birçok Ayetinde “Düşünmez misiniz…? / Aklınızı kullanmaz mısınız…?” Anlamında sorular sorulmuş; “Düşünün… / Aklınızı kullanın” Anlamında emirler verilmiştir…]
ATALARIMIZIN YOLUNDA YÜRÜMEK
Onlara, "Allah’ın indirdiğine uyun" denildiğinde;
"HAYIR!... ATALARIMIZI ÜZERİNDE BULDUĞUMUZ ŞEYE UYARIZ" derler!...
Ya ataları, bir şey düşünemeyen ve doğru yolda olmayan kişilerse?... (Bakara.170)
Bir çok ayette tekrar edilen; "Düşünmez misiniz?... Aklınızı kullanmaz mısınız?..." anlamındaki soruları, "Düşünün... aklınızı kullanın..." anlamındaki emirleri dikkate almadan, onlara uymadan ve gereğini yapmadan, Kuran’a uyduğumuzu söylemenin bir anlamı yoktur.
ŞEFAAT KONUSU
İslam’ı Çıkar için kullanmak…!? Çok Rahat ve Lüks bir Hayat yaşamanın en kolay yoludur.
Kuran’daki Gerçek İslam’ın yaşandığı bir toplumda bu mümkün değildir. Onun için, İslam, çok büyük boyutlarda yozlaştırılarak, Neredeyse, tamamen ayrı Din olan Yaşadığımız İslam’a dönüştürülmüştür.
Toplumların, “Dinlerini Ana Dilleri ile Yaşaması” engellenerek, Kitapları ile bağları koparılmış; Allah’ın Elçisi “Çok-çok” Yüceltilerek Görülmez / Toz edilmiştir. Ondan boşalan yere, Gavs’larımız …. Şeyhlerimiz kurulmuşlardır. Fakat Onlara Elçinin yetkileri yetmemiş, Allah’ın yetkilerinin de büyük bir kısmını kullanmaya başlamışlardır.
Netice, Allah’ın kullarını kendilerine kul etmişlerdir. “Kul edenler” dünyadaki hedeflerine ulaşırken, “Kul edilenler” En Büyük Günah olan Şirkin, derinliklerine yuvarlanmışlardır.
DEVLETİN ŞERİATLA YÖNETİLMESİ…
Diğer Adıyla: [İslam Devleti] ÖZLEMİ…!?
Bu Büyük Özlem(!?); Siyasal Erki kullananlar ve Gelecekte kullanmayı düşünenler ile Dini Tepe noktada temsil edenler ve Din Adamı etiketi taşıyanların ortak özlemidir. Aralarında, -yazılı olmayan- Ezeli ve Ebedi, bir anlaşma vardır. Ortak Hedef; İslam’ın, Çıkar için, daha rahat daha verimli Kullanılmasıdır.
Cumhuriyet Tarihi boyunca ekilen tohumların; “En Verimli hasat verdiği” Dönemi Yaşıyoruz.
Aldatılan büyük çoğunluk, Gözlerinin içine baka-baka söylenen Yalanlarla uyutuluyor ve kendilerini aldatanlara desteklerini artırarak sürdürüyorlar.
ATATÜRK, İSLAM AYDINLARI ve DİN
ATATÜRK, Bu Milleti, Allah’ın yardımı ile yok olmaktan kurtaranlara “Baş Olma Şerefine Layık görülen” Milletin Büyük bir Evladıdır. Her Vatandaş; “-- Kurtuluş Savaşına Baş Olabilecek İkinci bir Kişi Var mıydı?” Sorusunu içtenlikle Düşünüp Cevaplamalıdır. Asırlardır İslam’ı Çıkar içim Kullananlar; bu “Kullanma yollarını kapatan” Atatürk’e Düşman olmuşlardır. Düşmanlıklarını Mertçe Savunmak yerine, O’na Münafıkça, “Din Düşmanı” İftirasını yapmışlardır. Ve Acı olanı, küçümsenemeyecek bir kitleyi buna İnandırmışlardır.
Atatürk, sadece “Dine Saygılı” bir Lider değildir. İslam Tarihi boyunca, İslam’a Gerçek Anlamda Hizmet eden Üç-Dört Liderden biridir.Ortaya konulan sorular üzerinde Samimiyetle Düşünenler, bu Gerçeği göreceklerdir.
KURAN’IN BİLİNÇSİZ İNKARI…!
Açıkça ve Bilerek Kuran’ı İnkar edenlerin kastedilmediği sanırım Başlıktan açıkça anlaşılmaktadır.
Kişi, “Kuran’a İnandığını zannetmektir.” Gerçek İslam’ın Ancak “Kuran’dan öğrenilebileceğinin” farkında değildir. Kuran’la bağı kesilmiştir. Kitabının, “Düşünün… Aklınızı kullanın…” anlamındaki Ayetlerinin uygulanması bir yana, varlığından dahi haberi yoktur. Bir Şeyhin Mürididir. Ya da onlarla aynı ortamı / inançları paylaşmaktadır. Şartlandırıldığı inanca göre; Kuran’ın “Ana Dilindeki Çevirisini” okuması “Günah” ve hatta ”Haramdır.” Bunun doğal neticesi; kafasındaki Yaratan inancı, Kuran’ın Allah’ından çok farklıdır.
Yazımızda, bunların somut olarak görüleceği kanısındayız.
EVET, “HÜKÜM ALLAH'INDIR”… FAKAT…
-- “Hüküm Allah’ındır” Anlamındaki Ayetleri, “Toplumların Allah’ın Hükümleri ile / Şeriatla(!) yönetilmesi Gerekiyor.” Şeklinde anlamak ne ölçüde doğrudur?
Bu bilgi çağında, hala, bu ve benzeri düşüncelere İnananlar / İnandırılanlar vardır.
Bu Kişilerin, eleştirel bir düşünce ile Kendilerine:
-- Bunun Tarihte bir örneği var mıdır?
-- Uygulanması mümkün müdür? Nasıl olabilir?
Ve benzeri soruları sorabildiklerini sanmıyorum.
Hatalı isem, bu Soruların Cevaplarını versinler ya da verilmiş cevapları göstersinler.
Ya da Soruları birlikte düşünelim.
YARATAN’I TANIMAK
Din söz konusu olduğunda, ilk akla gelen İman’dır. İman denilince de, ilk düşünülen düşünülmesi gereken “Yaratan İnancıdır” Bu İnanç Dinin Ana Temelidir.
Dinle ilgil olduğunu düşünen her kişinin kafasında, O İnancı edindiği ortamla fazla farklı olmasa da “Sadece Kendisine ait olan, bir [Yaratan Tasavvuru]” vardır.
Kafalardaki bu İnançla, “Objektif Aklın Onayladığı [Yaratan İnancı]” Ne Ölçüde Paralelse; Kişileri / Toplumu o ölçüde Mutluluğa / Kurtuluşa götürür. Aradaki Açı ne kadar büyükse, o ölçüde Felakete sürükler. “Objektif Aklın Onayladığı [Yaratan İnancı] üzerinde” birlikte düşünelim.
ABDÜLAZİZ BAYINDIR’a HADİSLER KONUSUNDA AÇIK MEKTUP(1)
-- "Hadisler / Uydurma Hadisler" Konularının Gerçek İslam'a etkisi Nedir?
-- "Prof, Doç." Ünvanı taşıyan İlahiyatçılarımız, Gerçek İslam'ı ne ölçüde temsil ediyorlar?
Soruları sizin için önemli ise, bu yazıyı ve sonraki ".... Mektup(2)" yi okuyun. Yazılardaki soruları da dikkate alarak, Eleştiri ve Düşüncelerinizi bizimle ve okuyanlarla paylaşın!
NOT: Buyazı, Hocamızın, Süleymaniye Vakfı Sitesi Ziyaretçi Defterinde yayınlandı. Sayın Hocamızın Cevabını İlk Yorum'a kopyaladım.
ABDÜLAZİZ BAYINDIR'a HADİSLER KONUSUNDA AÇIK MEKTUP(2)
Okumadı iseniz, önce “….. MEKTUP(1)”i okuyabilirsiniz.
-- "Hadisler / Uydurma Hadisler" KonularınınGerçek İslam'a etkisi Nedir?
-- "Prof, Doç." Ünvanı taşıyan İlahiyatçılarımız, Gerçek İslam'ı ne ölçüde temsil ediyorlar?
Soruları sizin için önemli ise, bu yazıyı ve önceki ".... Mektup(1)" yi okuyun. Yazılardaki soruları da dikkate alarak, Eleştiri ve Düşüncelerinizi bizimle ve okuyanlarla paylaşın!
A. BAYINDIR'a ALLAH GELECEĞİ BİLMEZ Mİ?-(1)
NOT: Gelişmeler İlk Yorum'a kopyalanmıştır.
“Allah’ın Geleceği Bilmediği…” Anlamında bir iddia, Ne Kuran’ın ve Ne de Objektif Aklın “Yaratan Tanımına” Sığmaz. Yaratan’ın Bilgisine bir Sınır Düşünülemez..
Böyle bir İddia;
** Allah’ın her şeyi en iyi bildiği…; (Pek çok Ayet)
** Her şeyin (En küçük detayına kadar) Bir Kitapta Yazılı olduğu…; (Enam 59 Yunus 61 ….)
** Allah’ın Bilgisiyle her şey Kuşattığı …; (Araf 89 Kehf 91 Taha 98 Talak 12)
** Fiillerin Yaratılmadan önce Bir Kitapta Yazılmış olduğu…; (Hadid 22)
Anlamındaki Ayetlerle Açıkça Çelişir.
A.BAYINDIR’a ALLAH GELECEĞİ BİLMEZ Mİ?-(2)
(Sayın BAYINDIR’ın Çelişkide Israrı)
NOT: Okumadıysanız Önce […. BİLMEZ Mİ-(1)]’i okur musunuz?
http://www.kurandakigercekislam.com/index.php/kuran/17-sapt-rma/17-a-bayindir-a-allah-gelecegi-bilmez-mi-1
Konu ile ilgili yazışmalar; [SAYIN BAYINDIRLA YAZIŞMALAR] Yazımızda verilmiştir.
İlk Yazımızın özetini ilk Paragrafta veriyoruz;
[…“Allah’ın Geleceği Bilmediği…” Anlamında bir iddia, Ne Kuran’ın ve Ne de Objektif Aklın “Yaratan Tanımına” Sığmaz. Yaratan’ın Bilgisine bir Sınır Düşünülemez..
A. BAYINDIR’LA YAZIŞMALAR
Sayın BAYNDIR’ın, “Allah; Kulun İradesi ile yaptıklarını yapmadan önce bilmez” Anlamındaki ifadeleri üzerine, Sitesinin [Ziyaretçi Defteri] Bölümüne yazdığım;
-- ALLAH GELECEĞİ BİLMEZ Mİ?-(1) Ve
-- ALLAH GELECEĞİ BİLMEZ Mİ?-(2) (Sayın Bayındır'ın Çelişkide Israrı) Yazılarımla ilgili Yazışmalar aşağıda Değerlendirmenize Sunulmuştur. (Okumadıysanız Lütfen önce bu yazılarımızı okuyun.)
abayindirdiyor ki:
11 Şubat 2013, 07:23
İsmail Hüseyinoğlu
Allah’ın geleceği bilmediğini kim söyleyebilir. Neden ilgili ayetleri doğru onlama yerine kendi şartlanmışlığınıza göre anlamada ısarar ediyorsunuz. Şimdi lutfen İsra 59 ve Enfal 65-66. ayetler üzerinde uzun uzun düşünün
BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNDA, M. İSLAMOĞLU’YA AÇIK MEKTUP
NOT: Açıklama (İlk Yorum Sayfasında) Verilmiştir.
Sayın İSLAMOĞLU
http://www.facebook.com/groups/hurafelerebaskaldiriyorum/permalink/279724915470539/
Adresinde; Başörtüsü konusunda birVideo Sohbetinizi izledim.
Ciddi olmayan ve Alaycı bir ifade kullanıyorsunuz…!